MAKALELERİMİZ

news
ÖN ERGENLİKTE ÇOCUKTA OLUMLU DAVRANIŞ Sistem Yöneticisi
ÖN ERGENLİKTE ÇOCUKTA OLUMLU DAVRANIŞ

ÖN ERGENLİKTE ÇOCUKTA OLUMLU DAVRANIŞIN OLUŞTURULMASI

Anne-Baba:”Ben normal miyim?” Anne ve babalarımızın çocuklarımızı yetiştirirken ön ergenlik süreçlerinde karşılaştıkları en önemli sorulardan birisi budur. Peki çocuklarımızın bu evrelerinin altında yatan nedenler nelerdir ve ruh halleri nasıldır. Bu dönemde çocuğumuzun ruh hali tıpkı denizin yüzeyine benzer. Ruh hali durağan değildir. Bu dönemin belirtileri erkek ve kız çocuklarında 10-15 yaş aralığında ortaya çıkmaktadır. Bu süreç çocukluk ve yetişkinlik arasındaki en önemli noktalardan biridir. Bireyin bu süreci sağlıklı atlatması ilerleyen yaşlardaki yaşam kalitesini de ciddi boyutlarda etkileyecektir.

Çılgınlık ve kasırga evresi olarak da halk arasında açıklanabilen ergenlik hangi toplumda olursa olsun her bireyin doğası gereği yaşadığı bir evredir. Beşinci sınıf ilköğretim yıllarına denk gelen ilk gençlik cinsel uyanışla birlikte yeni ruhsal özellikler ve davranışlar kendini gösterir. Dengeli ve uyumlu olan uysal ilkokul çocuğu gider, yerine oldukça tedirgin, eleştiren, uzlaşmayan, beğenmeyen ve fevri çıkışlar sergileyen bir genç gelir.

Bu süreçte anne ve babaların aşağıda görülen belli başlı şikayetlerinin olması kaçınılmazdır;

Artık söz dinlemeyen,

Yalan söyleme eğilimleri gösteren,

Hırçın davranışların ortaya çıkması,

Planlı ders çalışmakta zorlanan ve zamanı kullanamayan,

Alıngan davranışlar sergileyen,

Her istediğini yaptırma eylemlerinin olması,

Karamsar ve yıkıcı bir iletişim kuruyor olması,

Ergen benmerkezciliğin zirve yapması,

Hayali seyirciler evresine girip tüm gözlerin kendi üzerinde olduğunu düşünmesi,

Bu evrede buna benzer belirtiler fazlasıyla ortaya çıkar ve çocukta istenilen olumlu davranışın oluşması zaman alabilir.

Peki ön ergenlikte çocukta istenilen olumlu davranışın oluşturulması nasıl başarılabilir;

Sürekli konuşarak durumu izah edin: Önemli durumlar bilgi olarak aktarılırken, tek seferde olması yerine bunun düzenli, sürekli ve sindirerek yapılması gerekir. Çocuklardaki fiziksel, ruhsal, zihinsel değişimler kademeli şekilde anlatılmalıdır. Bunların hassas şekilde yapılması onu önemli hissettirecek ve muhakkak geri dönüş sağlayacaktır.

Ruhunu anlamaya çalışın: Hepimiz ergenlik evresini geçirdik. Fakat bizim çağımızın ergenliğini ve şimdiki çağı kıyas etmek hem bizde hem de çocukta doğru algıyı oluşturmayacak bu istinaden iletişime zarar verecektir. Kız çocuklarımızın adet dönemlerinin başlamasıyla beraber duygusal dalgalanmalar gösterecektir. Erkek çocuklarımızda ise erkeklik kavramının bilinçte açığa çıkmasıyla beraber kendini ispat etme arayışından dolayı gerilim başlayacaktır.

 Baskı kurmadan uzlaşmaya çalışın: Olaylar ciddi boyutlara geldiği zaman çocuğun öfkesinin dinmesini beklemek iletişimin kalitesini daha da artıracaktır. Öncelikle durumla ilgili çocuğumuz dinlenildikten sonra ebeveynler kendi görüşlerini belirtmelidirler. Aşırı otoriter olunmadan planlar beraber yapılmalı ve görüş alışverişinde bulunulmalıdır. Tüm fikirleri bir kağıta yazın, birbirinizi yargılamamanız çok önemli. Bu çocuğun özsaygısını doyuma oluşturacak ve sosyal çevresine önemli yansımaları olacaktır

Hissettirmeden takip edin: Bu evrede çocuğun takip ettiği tüm televizyon programları, internet ve sosyal medya hesapları kesinlikle hissettirilmeden takip edilmelidir. Ergen birey bunu anladığı takdirde öfke çıkışları ve öz kimliğinde yıkımlar olabilir. Olumlu davranışın ortaya çıkması için çocuğun yaptıklarını sizinle paylaşmasını sağlamaya çalışın. Hatta onların izledikleri programları izleyerek ortak bir ilgi alanı oluşturabilirsiniz.

Değer verin ve güvenin: Ebeveynler erken yaşlarda çocuklarına duyduğu güvenin dengesini koruyabilmelidirler. Zor bir görevi başarması için güvenilen ergenin suratındaki gurur ebeveynler için keyif verici bir tecrübedir. Güvenilmeyen çocuklar genellikle pes ederler ve beklentileri karşılamak için gerekli motivasyona sahip olmazlar. Çocuğun olumlu tepkiler vermesi için kaldırabileceği kadar güven duyulması ve gerçekten ergen bireye güvenildiğini hissetmesi gerekir.

Maneviyatla ödüllendirin: Çocuğun sosyal ortamda yaptığı olumlu davranışlara ebeveynler göz teması kurarak ve tebessüm ederek onayladığını muhakkak hissettirmeli. Yalnızken yaptığı erdem bir davranış sonucunda ebeveynler sarılarak ve abartı olmayacak şekilde övgü içeren sözlerle onaylanmalıdır. Her akademik başarı için kesinlikle ödüllendirme yapılmamalıdır. Ergen birey bu başarının kendisinin bir sorumluluğu olduğunu o zaman unutacaktır.

Krizi yönetin ve çözün: Bu evrenin en önemli belirtilerinden yaşanılan krizin başrolünde ergen çocuğun olmasıdır. Yaşanılan krize anne ve babalar çok usta bir şekilde yaklaşmalıdır. Krizi ne kadar hasarsız çözebilirsek çocukta olumlu yansıması o kadar fazla olacaktır. Sizin krizi çözmedeki ustalığınız çocukta olumlu derin izler bırakacaktır.

Değişen çağ ve teknolojinin tahribatlarıyla beraber ergen çocuklarımız davranışları ile içinde yaşadıkları dönemin özelliklerini anne ve babalarımıza aktarıyorlar. Konuşamadıklarını davranışları ile aktarıyorlar. Ailelere düşen görevse bu davranışların ardındaki ihtiyaçları ve dinamikleri fark etmek. Bu fark etmeyle beraber çocuktan istenilen olumlu davranışın iletişim koordinesini ebeveynler başlatmış bulunmaktadır. Ergen bireyin en çok ihtiyaç duyduğu şey şüphesiz eleştirilmek değil anlaşılmak ve dikkate alındığını hissetmektir. Ergen bireye merhamet, sevgi ve onay verici yaklaşımlar ne kadar fazla ise olumlu davranışın pekişmesi de o denli hızlı olacaktır. 

Klinik Psikolog

Haşim DURAR

Call Icon

7/24 Online Destek

Dr Psikoloji Her Zaman Yanınızda!.. +90 554 155 6848