MAKALELERİMİZ

news
OBEZİTENİN PSİKOLOJİK NEDENLERİ Sistem Yöneticisi
OBEZİTENİN PSİKOLOJİK NEDENLERİ

OBEZİTENİN PSİKOLOJİK NEDENLERİ

 

Küresel çapta çağın en büyük krizleri günümüzde artık sağlık problemleridir. Bu sağlık problemlerinin başında gelen  obezite; dünyanın kalıcı ve artarak devam eden toplumsal sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Obezite beraberinde farklı psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklarda ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan psikolojik olarak en yaygın görülen duygu durum bozuklukları, depresyon ve anksiyete (kaygı) bozukluklarıdır.

Obezitenin ortaya çıkmasına neden olan temel etmenler ise; yakın aile ilişkileri, sosyal çevre etkeni ve psikolojik sebeplerdir. Obezitenin biyolojik olarak gelişmesinin yanında büyük etken çocukluk çağı travmalarıdır. Çocuğun erken yaş döneminde ebeveynleriyle girdiği gelişimsel çatışmalarının yarattığı travmalardan dolayı bireyde yeme krizleri ortaya çıkmaktadır. Bu durum bireyde zamanla ya tıkanırcasına yemek yeme ya da yemekten tamamen kaçma belirtilerini ortaya çıkarmaktadır. Genellikle tıkanırcasına yemek yeme davranışının ortaya çıkmasıyla birlikte bireyin sorumluluklarını yerine getirememe, kaygı, akran ilişkilerinde iletişimsizlik ve duygusal şiddet, ebeveynleriyle tutarsız duygusal krizlere neden olmaktadır. Küresel çağla birlikte kadın ve erkek fiziksel ölçü algısının kusursuz olması ve şekilli olması gerektiği kültürünün yerleşmesi obeziteyle beraber diğer psikolojik rahatsızlıkların gelişmesine neden olmaktadır.

Özellikle bireyin ruh dünyasına yerleşen çocukluk çağı travmaları şiddet, tutarsız ebeveyn iletişimi ve yas aşırı ve düzensiz yenilen yemek yeme davranışının temel nedenleri olmaktadır.

Bireyin çocukluktan çıkması ile birlikte yine yaşadığı çocukluk çağı travmalarından kaynaklı zor dönemde yoğun stres altında kalması, duygularının depresif olması, sıkıntıya karşı koyamamasından kendini yemek yemeğe vererek bu duygu durumu örselemeye çalışmaktadır. Bu durumun bireyin kontrolünden çıkıyor olması kilo alma eğilimini en üst seviyeye çıkarmaktadır.

Aile dinamiklerinde yaşanan çatışmalar ya da boşanma evreleri bireyin ön ergenlikte üzüntüye karşı koyma mekanizması olarak aşırı yemek yeme davranışını ortaya çıkarmaktadır.

Ekonomi çağının giderek zirve yapması popüler kültürün yarattığı etkiyle aile yapısını coğrafyamızda dönüştürmektedir. Çalışan anne-baba dinamikleri çocuklarına  olan ilginin yeterli olamayışına neden olmakta ve bireyin ebeveynle güvenli bir bağlanma kuramamasına neden olmaktadır. Bu duygu şeması bireyi aşırı ve kontrolsüz yemek yeme davranışına sürüklemektedir.

Obezitesi olan bireylerde ebeveynler çocuklarına duygusal rehberlik yapma noktasında muhakkak iç görü kazanmış olmaları gerekmektedir. Mutsuzluklarının ve stresin kaynağını doğru tespit etmelidirler. Erken yaş çocukluk döneminde krizlerin seviyesi doğru hesaplanmalı ve aşırı yemek yeme davranışı ile ilişkisi olup olmadığının ebeveynler tarafından önleyici rehberliği yapılmalıdır. Çocukla güven bağlarını tekrardan oluşturan yaklaşım iletişim dili olarak kullanılmalıdır.

Eğer anne-babalar zor ve dirençli bir obezite ile karşı karşıya kaldıklarını düşünüyorlarsa uzman yardımı almaktan muhakkak kaçınmamalıdırlar.

Klinik Psikolog

HAŞİM DURAR

Call Icon

7/24 Online Destek

Dr Psikoloji Her Zaman Yanınızda!.. +90 554 155 6848